İnsan ve Müzik İlişkisi


İnsanın Müzik Yapma Nedenleri

İnsanoğlunun bilinçli olarak kullandığı en eski ve en etkileyici ses kaynağı kendisine ait olan sestir.

İnsan, kendi sesinin güzelliğini keşfettikçe onu daha güzel bir biçimde kullanmanın yollarını aramış ve bunun için sesini kontrol altına almak istemiştir. Bunun sonucunda sesin doğru ve güzel kullanılması sağlanmıştır. İnsanın sesini kontrol etme çabası belli bir olgunluk kazandığında insan, sesini taklit edebilecek enstrümanlar bulmuştur.

Müzik bilimcilere göre insanoğlu sesini iki biçimde kullanır. Bunlardan ilki sözlerin hâkim olduğu, sesin bir araç olarak kullanıldığı logogenik yöntemdir. İkincisi ise sözlere bağlı kalmadan duyguların kuralsızca ifade edildiği pathogenik yöntemdir. İkisinin birleşimi ise melojenik yöntemi doğurur.

Müzik; sosyal yaşantıdan siyasi yapıya, dinî inançlardan yöresel geleneklere göre şekillenir ve toplumun yaşantısını ifade eder. Bir bölgeye ait sözlü ya da sözsüz eserler; o bölge halkının özelliklerini, geleneklerini, düşünce tarzını ve değerlerini yansıtır. İnsanlar, en basit duygularından en derin duygularına kadar coşkularını, sevinçlerini, mutluluklarını, acılarını müzik yoluyla aktarır.

İnsanoğlu müziği çok eski çağlardan günümüze kadar eğlence, dinlenme, eğitim, askerî, terapi, dinsel, rehabilitasyon, pazarlama, sağlık vb. alanlarda bir araç olarak kullanmıştır. Bu ve benzeri alanlarda müziğin kullanımı gün geçtikçe yaygınlaşmış ve müzik, alternatifi olmayan etkili bir araç hâline gelmiştir.

İnsanın Müzik Yapma Süreçleri

Sanatın türleri arasında yer alan müzik, sesi araç edinir. Sesle anlatma sanatı olarak da bilinir. İnsanoğlunun kültür düzeni; içerisinde toplumsal, dinsel, büyüsel, duyusal, düşünsel, eşeysel gereksinmelerini karşılamak için kullandığı ses, sözlü ses, doğal ya da yapay aygıtların seslerinden oluşan evrensel kültür düzenidir. Müziğin gereçleri içerisinde perde, ritim, hareket ve dinamikler (gürlük terimleri ve ses düzeyi) gibi araçlar vardır. Müzik; sergisel sanat, güzel sanat ve işitsel sanat türlerinin içinde yer alır.

Tarihin gerilerine doğru ne kadar gidilirse gidilsin müzik hep vardır. Kaybolmuş uygarlıklardan kalan anıtlar, yontular, şiirler, efsaneler, destanlar, felsefeler geçmiş hakkında bir görüş kazanmamızı sağlar. Fakat müzik konusunda kesin bir kanıt yoktur. Eski uygarlıklardan bize hiçbir müzikal yankı ulaşmamıştır. Modern nota yazısı çıktıktan sonra günümüze ulaşan ilk yazılar oldukça yakın zamana aittir. Geri kalanlar ise geçmişin karanlığında kaybolup gitmiştir.

Müzik insan dışındaki kuvvetlere bağlı olarak değil insana özgü ve insana bağlı bir şekilde icat edilmiştir. Ciğerleri, hançeresi, ağzı ve dili bulunan; akla, hayal gücüne ve iradeye sahip olan insanoğlu, konuşmayı nasıl geliştirdiyse müzik ifadelerini de o şekilde bulmuştur. Bu durumda insanı müzik yapmaya kendi organları yöneltmiştir.

Eski çağlarda insanoğlu müziği güç kazanma, doğum, ölüm, evlenme, savaşa eşlik etme ve başarı kazanma gibi amaçlarda kullanmıştır. Bunun yanında müzikle olağanüstü güçlerden korunmaya da inanmıştır.

 

Kaynak: Güzel Sanatlar Lisesi, Müzik Kültürü, MEB, 2018.

İlginizi Çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir