Sanat Eserinin Temel Kavramları Nelerdir?

Kompozisyon

Sanat eserinin önemli unsurlarından olan kompozisyon, çeşitli elemanların homojen bir bütün (ünite) meydana getirecek şekilde birbirleriyle ilişkilendirilerek yan yana getirilmesi işlemi olarak tanımlanmaktadır. Böylece amaç olan ahenk sağlanmış olur. Sanat eserlerinde olduğu gibi doğada ve doğal eserlerde de parçaların merkezî bir ögeye eklenerek ahenkli bir birlik meydana getirdikleri görülmektedir. İnsan vücudu ahenkli doğal kompozisyonların en önemli ve anlamlı örneğidir. Birlik-Bütünlük ise bir görseli meydana getiren ögelerin bir bütün olarak görünmesini sağlayan ögeler arasındaki ilişkidir.

Bütünlüğü oluşturacak olan ilişkinin kurulabilmesi için sanat eserinde bulunması gereken tasarım ögelerinden (çizgi, şekil, renk, vb.) faydalanılır. Kompozisyonlarda birlik-bütünlük denge ile sağlanmaktadır. Kompozisyonlarda kullanılan öge ve ilkeleri tanımak çalışmada dengeli bütünler sağlamaya imkân tanır. Denge, sanat yapıtını oluşturan ögelerin bir bütün içinde kompozisyon düzenini bozmayacak biçimde dağılışıdır.

Altın Oran

Bütünü oluşturan parçalar birbirlerine nispetle değişik ölçülerdedir. Parçaların birbirlerine nispetle gösterdikleri ölçü değişikliklerine oran (proportien) denir. Oran ahengin temelidir. Heykeltraşlıkta ve resimde oran, baş uzunluğuna nispetle saptanır. Başın vücuda nispeti 1/7, 1/8’dir. Bu ideal oran zamana ve sanat anlayışlarına göre değişmektedir. Klâsik Yunan heykeltıraşlığında ve resminde daha uzun, arkaik Mezopotamya sanat eserlerinde ise daha kısa oranlar kullanılmıştır. Yüzyıllar boyunca sanatta uyum ve oranlandırma (proporsiyon) açısından en yetkin boyutları verdiği varsayılan düzen bağıntısı altın orandır.

Altın oran, doğada bir bütünün parçaları arasında gözlemlenen, uyum ve estetik açıdan en uygun boyutları veren geometrik ve sayısal bir oran ilişkisidir. Altın oranın elde edilmesi için çok sayıda yaklaşım ve yöntem bulunmaktaysa da en genel formül şudur: Bir doğru parçası öylesi iki parçaya ayrılmalıdır ki küçük parçanın büyüğe oranı, büyük parçanın bütüne oranına eşit olmalıdır. Bu durumda yaklaşık olarak % 61.8 değeri bulunur. Özellikle Rönesans Dönemi’nde çok ciddiye alınmış ve üzerinde araştırmalar yapılmıştır. Altın oran, bir yapıt yaratılırken kurulabilecek düzen bağıntılarından biridir.

Form ve İçerik

Sanat eserini ya da doğal bir eseri, eşyayı o eser ve eşya yapan form (biçim) dur. Form varlığın; yaratığın, eşyanın kendisidir, özüdür. İşlenebilir ve biçimlendirilebilir özelliklere sahip olan madde ya da bir kütleyi, sanatsal formu oluşturmada kullanılan çeşitli yöntem ve tekniklerle şekillendirmedir. Form aynı zamanda bir nesnenin şekli, boyutu, hareketi dokusu, rengi ve tonudur. Özellikle sanat eserlerinde kullanılan üç boyutlu formlar mekânda derinlik, genişlik, yükseklik sağlamaktadır.

Sanatçının yaptığı eserin biçimi ile anlatmak istediği içerik (muhteva) arasında yakın bir ilişki vardır. Sanat kavramının anlamı gereği, sanat eserinde hem biçim hem de içerik olmazsa olmazlardandır. İçerik ve biçim bir arada kullanıldıklarında anlam taşımaktadırlar. Hiçbir zaman içerik sanat eserinden soyutlanmamıştır.

Teknik

Bir yapıt ortaya koyma, bir işi başarmada kullanılan yöntem, yol ve çalışma biçimlerine teknik denmektedir. Teknik, sanat eserlerinde kendini farklı biçimlerde fark ettirmektedir. Bunlardan bazıları mekân, kütle, hacim ve boya gibi tekniklerdir. Sanat eserlerinde kütle, eserin ağırlığı olarak bilinirken hacim ise nesnelerin uzayda yer kaplayan masif kitlesi anlamına gelmektedir. Başka bir anlatımla hacim, dördüncü boyuta, yani mekân boyutuna sahip olmayan üç boyutlu bir nesnenin niteliğidir. Heykel bir “hacim sanatı” sayılabilir; çünkü ancak dıştan üç boyutuyla algılanabilmektedir. Kütle ve hacmin bir arada kullanılmasıyla nesnelerde boyut oluşturulmaktadır.

Boyut sanat eserinde bir nesnenin uzunluk ölçüsüyle ifade edilebilen büyüklüğüdür. Sanat eserinde boyut kavramı, onun algılayıcıyla olan ilişkisini anlatmaktadır. Örneğin resim sanatı iki boyutludur. Resmin betimlediği obje yüzeysel olmasa bile sanat ürünü onu iki boyutlu bir yüzey üzerinde sunmakta ve izleyici de onu iki boyutta algılamaktadır. Buna karşılık, heykel üç boyutlu bir sanat yapıtıdır.

Perspektif

Düz bir yüzeyde renk ve form değiştirmeleri yapmak suretiyle uzaklık yanılgısını vermek ve eşyayı olduğu gibi değil, göründüğü gibi tasvir etmektir.

Fonksiyon (İşlev)

Bir yapının, her tür eşyanın ya da sanat ürününün kullanım amacı.

Tipoloji

Bir sanat dalında ya da onun belirli bir alanındaki tüm yapıtların veya yapıtı oluşturan tek tek incelenerek tiplerin belirlenmesi ve gerçek örneklerin bunlara göre sınıflandırılması işlemidir.

Çizgi

Bir tasvirin kalem, tebeşir ya da boya kullanılarak salt çizgisel değerlerle meydana getirilmesi işidir. Bir yüzey sanatı ögesi olarak çizgi, uzunluğuna oranla kalınlığı çok az olan bir şerit anlamındadır. Kalın bir fırçayla bir yüzey üzerine vurulacak uzun bir boya darbesi resim sanatında çizgi olarak değerlendirilir.

Simetri

Çalışma üzerinde bir eksene göre iki yanda, aynı mesafede karşılıklı olarak yer almadır.

Ritim

Ritim ve armoni (ahenk) sanat eserinin üzerinde estetik birliği sağlayan elemanlardır. Ritim, figürlerin bir tabloya belirli aralıklarla yerleştirilmesiyle sağlanır. Ritmin temelinde ölçü vardır.

Modül

Mimarlık terimi ve ölçüsü olarak modül, bir yapının çeşitli elemanlarının aritmetik niteliğini ifade eder. Heykeltıraşlık ve resimde insan vücudu oranlarının başa göre hesaplanmasına karşılık Eski Yunan mimarları sütun gövdesinin yarı çapını modül olarak (ölçek) almışlardır.

 

Kaynak: Genel Sanat Tarihi 10, MEB, 2018.

İlginizi Çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir