Antik Yunan Mimarisi

Yunan sanatı; tapınakları ve kamu binalarını dekore etmek, savaşlardaki zaferleri anlatmak, önemli kişileri ölümsüzleştirmek ve tanrılarına adaklar sunmak için üretmişlerdir.

MÖ 7. ve 6.yy.’da Yunanlılar, Doğu Akdeniz ülkeleri ve Nil deltasının önemli merkezleri arasındaki ticari alışveriş, Yakın Doğu ve Mısır sanatını Yunan sanatçılarına taşımıştır. Mısır mimarisi ve anıt heykelleri, Arkaik Yunan sanatının oluşumuna katkıda bulunmuştur. Özgün bir Yunan sanat kimliğinin gelişmesi, Yunan sanatının Ön Asya ve Ege adalarından başlayarak tüm Yunanistan topraklarına, Sicilya ve Kuzey Afrika’ya yayılmasını sağlamıştır.

Yunanistan’da güçlü surlarla korunan şehirlere polis adı verilir. Bu şehirlerde birbirine paralel ve birbirini dik kesen düzenli caddelerin bulunduğu ızgara planı (Hippodamos planı) uygulanmıştır. Şehirlerin merkezinde kentin sosyal, ticari ve dinî yaşamında önemli yer tutan ve agora adı verilen meydanlar vardır. Bu meydanların çevresinde değişik işlevli yapılar, işyeri ve dükkânların yer aldığı stoalar, bouleterion adı verilen şehir meclisi binaları, odeion denilen konser binaları inşa edilmiştir.

Bunların yanı sıra gençlerin beden eğitimi aldığı gimnazyum, atletizm yarışlarının gerçekleştiği stadium ve tiyatro gibi kamu binaları da şehrin önde gelen mimari unsurlarıdır. Şehirlerde bulunan saray ve evler; avlu ve onun etrafında yer alan odalardan oluşmuş olup bu yapıların duvarları resim ve mozaiklerle kaplanmıştır. Anadolu’da kurulan ilk kentler; Efes, Milet, Priene, Bergama, Didim ve Assos’tur.

Yunan mimarisinin en önemli yapı türü tapınaktır. Yunan tapınağı, İlk Çağ’da Batı Anadolu yerleşimlerinde bulunan megaron tipli yapıların zamanla gelişen örnekleridir. İlk Yunan tapınaklarının çoğu ahşap ya da kerpiçten inşa edildiğinden günümüze kadar gelememiştir. Arkaik Dönem’den başlayarak tapınaklar daha dayanıklı olan kireçtaşı, mermer ve kesme taştan yapılmaya başlanmıştır. Yunan tapınakları Mısır tapınaklarından farklı olarak akropol adı verilen yüksek tepelere yapılmıştır.

Yunan tapınaklarına örnek olarak; Atina Akropolü’nde yer alan Parthenon (Partenon) ve Nike, Sicilya’daki Concordia (Konkordia), Anadolu’da ise Assos’taki (Behramkale) Athena, Silifke ve Atina yakınlarındaki Zeus tapınakları verilebilir.

Tanrının evi olarak sayılan tapınaklar, kutsal eşyaları ve tanrı heykelini korumak üzere yapıldığından törenler tapınakların içi yerine avludaki sunağın yanında yapılmıştır. Yunan tapınakları, sella (naos) denilen ve mitolojik tanrı heykelinin yer aldığı kutsal mekânın önünde yer alan bir giriş bölümü ve dışta bunları çevreleyen sütun dizilerinden oluşturulmuştur.

Ante tapınak: Megaron planlı, ön cephedeki anteler arasında iki sütun bulunan tapınak tipi genellikle küçük boyutlu tapınaklarda uygulanmıştır.

Çift ante tapınak: Tapınağın ön ve arka cephelerindeki ante duvarları arasında ikişer sütun bulunan plan tipidir.

Tholos: Yuvarlak planlı, çift sıra sütunlu ve içinde sellası bulunan plan tipidir.

Amphiprostylos: Tapınağın hem önünde hem arkasında birer sıra sütun olan plandır.

Prostylos: Sadece ön tarafında tek sıra sütunun bulunduğu tapınak tipidir.

Peripteros: Sella duvarının etrafı tek sıra sütun sırasıyla çevrilidir. En çok kullanılan plan tipidir.

Dipteros: Sellasının etrafı çift sıra sütunla çevrili olan tapınak plan tipidir.

Pseudo-peripteros: Sellayı çevreleyen sütunların sella duvarları üzerine yarım sütunlar şeklinde bitiştirilmesiyle peripteros görünümü verilmiş olan plan tipidir. Daha çok Roma Dönemi tapınaklarında uygulanmıştır.

Pseudo-dipteros: Dipteros plan tipindeki çift sıra sütun dizisinden içteki sıranın kaldırılıp yerinin boş bırakılması ile dipteros görünümü verilen plan tipidir. Genellikle Hellenistik Dönem’de Anadolu’da görülür.

MÖ 7. yüzyıldan itibaren tapınaklar taştan yapılmaya başlanmış ve bunların biçimi, süslemesi, planı belirli kurallara bağlanmıştır. Bu kurallara “nizam” denir. Tapınakların hangi nizama göre yapıldığı cephe düzeni ve sütun başlıklarından anlaşılmaktadır. Bunlar ortaya çıkış tarihlerine göre Dor, İyon ve Korint nizamları olarak adlandırılmaktadır.

Dor Nizamı (MÖ 7-5. yüzyıllar): Yunanistan, Güney İtalya, Sicilya ve Anadolu’daki tapınaklarda görülmektedir. Bu nizamda yapılmış bir tapınağın döşeme tabanına çoğunlukla üç basamaklı merdivenle çıkılır. Sütunların kaidesi doğrudan döşeme tabanına oturtulmuştur. Bu sütunlar, üzerindeki sade başlıklarla çatıya bağlanmıştır. Çatının kenarlarında su olukları (sima) yer almıştır. Çatıyı meydana getiren kısımlar kademeli olarak düzenlenmiştir. Sütun başlıkları birbirine baştaban (arşitrav) dediğimiz düz taş bloklarla bağlanmıştır. Bunun üzerinde aralıklı olarak sıralanmış üç düşey yivden meydana gelen ve triglif denilen bir friz uzanmaktadır. Frizin üzerinde uzanan korniş, yapının saçak görevini yüklenmiştir. Kornişin desteklediği çatı, tapınağın iki cephesinde üçgen birer alınlık meydana getirecek şekilde meyilli olarak yapılmıştır.

Atina’daki Parthenon, Sicilya’daki Concordia ve Anadolu’da ise Assos’taki (Behramkale) Athena Tapınağı bu nizamın en özgün örnekleri arasındadır.

Dor nizamının başlıca özellikleri:

• Birkaç basamakla çıkılan bir zemin üzerinde yer alır.

• Sütunlarda kaide bulunmaz. Doğrudan stilobata oturur.

• Aşağıdan yukarıya doğru incelen sütunların gövdelerinde dikey yivler yer alır.

• Sütun başlığı, çanak şeklinde ekinus (yuvarlak biçimli yastık ) ile bunun üzerinde yer alan abaküs’ten (dört köşe plaka) oluşur.

• Sütunları birbirine bağlayan arşitrav (taş kiriş) vardır.

• Tapınağın kısa kenarında üçgen alınlıklar bulunur. Alınlıklar heykel ve kabartmalarla süslenmiştir.

İyon Nizamı (MÖ 7 – 5. yüzyıllar): İyonya olarak adlandırılan Batı Anadolu kıyıları ve Ege adalarında daha yaygın olarak benimsenmiştir. İyon tapınakları Dor nizamındaki tapınaklara göre daha ince ve yüksektir. Hera (Sisam Adası), Artemis (Efes), Apollon (Didim) ve Artemis (Sard) tapınakları Arkaik Dönem’de İyon düzeninde inşa edilmiş tapınakların en ünlüleridir.

İyon nizamının başlıca özellikleri:

• Tapınaklar basamaklı bir zemin üzerindedir.

• Arşitrav üzerinde friz bloğu yer alır.

• Sütunlar bir kaide üzerinde yer alır.

• Sütun başlıkları koçboynuzuna benzeyen kıvrımlı bir biçimdedir (volüt).

• Arşitrav dışa taşkın olarak yapılmış iki veya üç fascialıdır.

• Sütunları ince ve uzundur.

Korint Nizamı (MÖ 5. yy. ): İyon nizamının çok az değişmiş bir şeklidir. Dor ve İyon nizamının görüldüğü her bölgede Korint nizam da görülmektedir. Aralarındaki tek fark sütun başlıklarında görülür. Korint nizamda, volüt başlık yerine akan (kenger) yaprakları ile donanmış sütun başlıkları kullanılmıştır. Bazı Yunan tapınaklarında Korint ve İyon sütun başlıkları birleştirilerek karma başlıklar kullanılmıştır. Bu tapınaklarda sütunların yerine kadın heykellerinin kullanıldığı da görülür. Korint nizamdaki belli başlı tapınaklar arasında Silifke ve Atina yakınlarındaki Zeus tapınakları sayılabilir.

 

Kaynak: Genel Sanat Tarihi 10, MEB, 2018.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir