Fotoğraf Nedir?

Sözlük anlamıyla fotoğraf, Metin SÖZEN’in şu ifadeleriyle anlatılır: “Görüntünün bir mercekler sistemi aracılığıyla eczalı duyar kart üzerinde sabitleştirilmesiyle oluşan resimdir.”[1]  Dar anlamda fotoğraf böyle tanımlanıyor. Fakat fotoğraf asıl izahı, onun işlevselliği ve sanatsal yönlerinin incelenmesiyle başlar. Bir tarih, bir coğrafya, tıp, astronomi ve bunlara benzer sahalardaki faaliyetler ilim için yapılmış faaliyetlerdir. Ancak daha önemli yanı belgeci aktarıcı, doğru ve yanlışları ortaya koyan, estetik kaygıları inceleyen bir sanat dalı olmasıdır.

“Birinci olarak, hiç şüphesiz ki, her şeyden  önce bir dokümantasyondur. Fotoğraf aktüalite filmleri, dokümanter filmler, çekildikleri anın dokümantasyon niteliğini kendiliğinden taşırlar. İşte bunun içindir ki basın fotoğraf kolu gelecek nesiller için en gerçek, olduğunun bir tıpkısı, hatta olayın kendisini en doğru şekilde belgeler ve onu, hiç şüphesiz ki bir tarihe kaydeder. İşte onun içindir ki, bugünün belge fotoğrafçısı, iyi de olsa, kötü de olsa ilerisi için en doğru tarihçidir.[2] Burada daha çok fotoğrafın belgeci ve dokümanter yanı vurgulanmıştır. Bazı sanatçılar ise daha sade kalıplar içerisinde ifade etmişlerdir. Bir fotoğraf üstadı olan Haluk AKGÖL, fotoğrafın izahını şöyle yapmıştır: “Işık, kamera (fotoğraf makinesi) ve film bir araya gelerek belirli bir görüntüyü sabit hale getirir. İşte buna fotoğraf denir.”

“Göz merceği, fotoğraf makinesindeki objektife, göz bebeği diyaframa, göz kapağı optiratöre, sarı nokta ise filme karşılıktır.[3]

Bir başka fotoğraf üstadımız İbrahim DEMİREL ise Şubat 1981’de basılmış “Fotoğraf” adlı eserinde fotoğrafı şöyle tanımlamıştır: “Işık ve Kimyasal maddeler yardımı ve çekime hazır makine aracılığıyla nesneleri oldukları gibi ters bir görüntü halinde elde usulüne fotoğraf denir.”

Yine fotoğrafın teknik bakımdan yapılmış tariflerini inceleyecek olursak, sanatçılarımızın düşüncelerinin az çok aynı yönde olduğu görülür.

Mesela Sümer ERYILMAZ şöyle der: “Fotoğraf çeşitli alet ve malzeme kullanılmak suretiyle özel bir satıh üzerinde zaptetmek demektir. Fotoğraf (Photographe) kelimesi ışıkla yazı manasına gelen Photos (= Işık) ve Graphe  (= yazı) kelimelerinin birleşmelerinden meydana gelmiştir.” [1]

Aslında biraz önce de söylediğimiz gibi fotoğrafın izahı, bütün sanatçılarda hemen hemen aynıdır. Çünkü teknik imkanlar bellidir ve sadece amaca ulaşılmak için kullanılan araçlar bütününden ibarettir. Onun asıl önemi belgeci, aktarıcı, yol gösterici, iyiyi-güzeli, doğruyu-yanlışı ortaya koyucu ve mesaj verici özelliğiyle ortaya çıkar. Kısaca fotoğraf, belli bir anın film üzerine ve oradan da karta geçirilmesidir. Bu tanım çok basit ve sadedir. Ancak şu soruları cevaplamakta lazımdır. Niçin o an belgelenir? Neden her an değil de belli bir zaman dilimi beklenir. Hangi safhalardan geçilir? Her sanatçının yakaladığı o an acaba aynımıdır? Bütün bunları açıklamak fotoğrafın gerçekten basit bir olgu olmadığını ortaya koyar.

Fotoğrafın oluşmasında en önemli unsur, deklanşöre basan kişidir. Bu kişinin de fotoğrafın oluşturması için belli vasıfların olması gerekir. Fotoğrafı çekmeden önce çekim esnası ve sonrası gerçekleştirilmesi gereken bütün işlemleri sanatçısının tasarlaması çok önemlidir.

Fotoğraf sanatçısıyla özdeşleşmezse, başarılı bir çalışma olmayacaktır. “Herkes fotoğraf çekebilir, bir robot bile bunu yapabilir, fakat herkesin gözlem için gerekli gücü yoktur. Gözlem sanatı kullanıldığı zaman fotoğraf sanat olur. Yorum kazanır. Gözlem asal bir şiirsel oluşumdur.”[2]

Sanatçımızın bu ifadesinden, fotoğraf sanatçısının önemi kolayca anlaşılmaktadır. Eğer sanatçı gerçekten bir şeyler vermek istiyorsa, kendi ruh haliyle birlikte, amaç ve nitelikleri de göz önünde tutmalıdır.

Fotoğraf belgeleyici, aktarıcı esteki kaygı, plastik öğelerin ifadesi, kompozisyonu ve unsurları incelendiğinde bir sanat dalı olduğu görülür. Biraz önce de söylenildiği gibi, çekilen her an için belli safhaların kat edilmesi ve sanatçının konusuyla özdeşleşmesi gereklidir.

İşte bu kaygılar doğrultusunda fotoğraf da bir sanat dalıdır. Bu konuyla ilgili olarak, Güler ERTAN’ın ifadesi şöyledir: “Fotoğraf bir sanattır; çünkü fotoğraf çağdaş yaşantıyı ayrıntılı, gerçekçi ve estetik kaygıyla yansıtabilen toplulukların düşünce, duygu, kavram, düş ve simgelerini yine topluluklara en kısa ve en etkili yoldan ulaştırabilen bir araçtır.”[1]

Evet fotoğraf bir sanat dalıdır. Çünkü fotoğraf sadece görüntünün dondurulması yada bir tarihin canlandırılmasıyla sınırlandırılmamaktadır. Fotoğrafın anlık görüntüsü rasgele keşfedilmiş olanlar hariç, belli aşamalardan geçirilmektedir. Çekime geçilmeden önce, sanatçı neyi istediğini bilir. İstenilen o an için, bir hazırlık safhası oluşturulur. Gayretler sonucu pozlandırma gerçekleştirilir. Ancak bu aşamada bu fotoğraf yine de bitmemektedir. Sanatçı tab etme işleminde, banyoda film üzerinde oynamalar yapabilir. İstediği sonucu çıkarabilir. Tabii ki hazırlık safhasında, sanatçı bütün kaygıları tartar. O anı yakalar. Peki rasgele çekilmiş güzel fotoğraflar nasıl elde edilmiştir? Aslında rasgele çekilen anlık fotoğraflar nasıl elde edilmiştir? Aslında çekilen anlık fotoğraflarda dahi belli unsurlar vardır. Sanatçının olgunluğa ulaşmamış bir anı çekmesi ve onun başarılı olması mucize olur. Sanatçı o anı yakaladığında, tecrübeli algılama ve gözlem yeteneğini fotoğraf içinde bulur. Sonra deklanşöre basar. Bu fotoğraf belli safhalardan geçmemiştir ama, belli tasavvurlar o an içerisinde yakalanmıştır.

Fotoğrafın en önemli safhası hazırlıktır. Konunun belirlenmesinden sonra, yapılacak tek şey, uygun ortamın oluşmasıdır. Fotoğrafın uygun ortamı ise mekanın, ışığın ve konunun uygunluğudur.

Fotoğrafın sanat dalı olarak ele alınması ve onun anlamı hakkında birçok sanatçı değişik izahlar yapmıştır. Mesela Güler ERTAN’ın yaklaşımı şöyledir:

Fotoğraf sanatının eğitim fonksiyonlarının yanı sıra çok sayıda yapılabilir olması, sanat ve toplum açısından bir üstün faktördür. zaman zaman sanatlarla ilişkisi de olmaktadır. Fotoğraf örneğin kolajda, op ve pop artta, hatta fütürizmde kullanılan unsurların başında gelir. Çünkü fotoğraf, her türlü toplum ile anlaşma diline açık seçik sahiptir.

[1] ERTAN  Güler,  a. g. e.,  s. 17.

[1] ERYILMAZ  Sümer, Genel Fotoğrafçılık, İnkılâp ve Aka Kitabevleri, 1983, s. 1.

[2] ERTAN  Güler, Türkiye’de Fotoğraf Sanatının İşlevi, Ankara, Nisan 1978, s. 17.

[1] TANYELİ  Sözen M.,  Sanat Kavram ve Terimleri Sözlüğü, Remzi Kitapevi, 1986, s. 85.

[2] Güler  ARA, Türkiye’de Fotoğraf Sanatının İşlevi, Ankara, Nisan 1978, s. 24.

[3] AKGÖL  Haluk, Fotoğraf Nedir?, Genel Kültür Dizisi, 57, Yalçın Ofset, Ekim 1971.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.