Köprü (Die Brücke) Nedir, Ne Demektir?

1905’te Almanya’nın Dresden kentinde, dört mimarlık öğrenci, dışavurumcu Köprü grubu kurulmuştur. Almanya’daki kültür yaşamının değişiminde dönüm noktası kabul edilen grubun üyeleri; Ernst Ludwig Kirchner (Kirşner), Fritz Bleyl (Firitz Bılayl), Erich Heckel (Erik Hekel) ve Karl Schmidt Rottluff (Şimit Rotluf)’tur. Bunlardan yalnızca Kirchner, kısa bir süre sanat eğitimi görmüştür. Gruba daha sonra Emile Nolde, Max Pechtein ve Otto Müller de katılmıştır.

Grup, adını Nietzche’nin “Hedef değil köprü olmak gerek.” sözünden esinlenerek eski ile yeni sanat anlayışı arasında bir köprü olma çabasından almıştır.

Die Brücke sanatçılarının amacı, avangart Alman sanatçılarıyla diğer sanatçıları, akademik resme ve heykeltıraşlığa karşı direnmeye çağırmak, atılımcı ve yenilikçi sanatçılar arasında bir köprü kurmak, Alman sanatında heyecan ve forma bağlı bir estetik kurmaya çalışmaktır.

Grubun kendi ayakları üzerinde durabilmesi için birkaç yıl geçmesi gerekmiştir. Kirchner ve arkadaşları evlerini kendi imkanları ile dekore etmiş, çalışmalarında arkadaşları onlara modellik yapmıştır. 1910’dan sonra özgün bir üslup geliştirmişlerdir. Kirchner’in büyük bir enerjiyle yaptığı “Model ile Birlikte Kendi Portresi”nde zıt renkler en şiddetli hâlleriyle kullanılmıştır. Bu eser, biçimleri ortaya çıkarmak yerine yüzeyleri kabaca doldurmak amacıyla boyandığı izlenimi vermektedir. Grubun kurucularından Kirchner, aralarında belki de en yetenekli olandır. Savaşta yaralandığında ruhsal bir bunalım geçirmiş ve tam olarak sağlığına kavuşamamıştır. Alman dışavurumculuğunun öncüsü olan grup, 1913’e kadar bir arada sergiler açmıştır.

Köprü üyeleri, natüralist anlayışa karşı çıkarak canlı renkler kullanmış ve serbest fırça vuruşlarıyla resimler yapmıştır. Afrika sanatını çağrıştıran ahşap heykeller de yapan grup üyeleri, ahşap baskıyla da ilgilenmiş ve bu sanatın yaygınlık kazanmasında önemli rol oynamıştır. Die Brücke manifestosunu ahşap baskıyla çoğaltarak yayımlamışlardır.

“Yeni bir sanat” arayışını misyon edinen grubun bir manifestoyla yola çıkmış olsa da- resimsel olarak belirli ilkeleri olmamıştır. Die Brücke üyeleri, Van Gogh ve Gauguin’le aralarında bir benzerlik olduğunu ileri sürse de sanatın resimsel niteliklerine önem vermeleri onları bu düşünceden uzaklaştırmıştır. Köprü grubu üyeleri, doğanın derin varlığını abartarak salt biçimle ilgilenmiş, bu yönleriyle soyut sanatın başlangıcına öncülük etmiştir.

Kaynak: Çağdaş Dünya Sanatı, MEB, 2012.

İlginizi Çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir