Sümerler’de Sanat, Sümer Sanatı

Sümer heykeltıraşlığı Sümer sanatında önemli bir yer tutar. Heykellerle ortak tip dolgun çehre,oval yüz, iri gözler, kalın kaşlar,sıkı kapatılmıs bir ağız biçimdedir. Ufukta bulunan bir kadın başı buna tipik bir örnektir.

Sümerli heykeltıraş için vücut, bir bütün değil, çeşitli kısımların birleşmesidir. Sanatçı her kısımda ayrı ayrı yorumlamakta ,parçadan bütüne gitmektedir. Bu birleşim sonucunda da  orantısız heykeller çıkmaktadır. Önemli sayılan baş,göz ve eller diğer gövde ve bacaklara göre daha büyüktür. Saçlar ve elbisenin  düzenli, göze hoş görünür biçimde işlenmiştir. Konular genellikle tanrı-kral yaşantısı ile ilgilidir.

Lagaş kralı GUDEA zamanında sümer sanatı yeniden canlanır. İşlenmesi çok güç olan sert diyorit taşından yapılan heykeller saray ve tapınakların içini süslüyordu. Kral dimdik ayakta durur,oturur veya kenarlı,püsküllü mantoya bürünmüş,elleri göğsü üzerinde kavuşmuş ,tanrıya dua ederken gösterilmiştir. Gudea  heykelinin etekliği  bir çeşit yazıyla doldurulmuş,kazılmıştır. Kumaşla vücut  arasındaki uygunluk ,kumaşın vücuda yapılmış gibi gösterilişi, plastik değerleri ortaya koymaktadır. Mısır kabartma prensipleri burada da aynen görünür. Baş,göğüs, karın ve bacaklar profilden,göz,omuz eller cepheden gösterilmektedir.

Lagaş  kralı  Urnina`yı bir  tapınağın temek atma töreninde gösteren bir kabartmada kral başının üstünde sepette harç taşımakta,çevresindekiler ise iki friz halinde kralı takip etmektedir. Kral, etrafındakilerden daha büyük ölçüde yapılmıştır. “Akbabalar Steli”  adlı zafer kabartmasının bir tarafında Sümer  ordusunun ilerleyişi , düşmanı yenişi  cesetlerin akbabalar tarafından parçalanışı  gösterilmektedir. Diğer  tarafta Sümer tanrısı elinde tuttuğu ağın içine düşmanları doldurmuş  başlarını sopa ile ezmektedir.

İlginizi Çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir