Türk Sinemasında Sansür

Türkiye’de film sansürü yetkisinin TBMM Hükümeti kurulduktan sonra  valilikler tarafından kullanıldığı görülür.Bu system 9 Haziran 1932 tarihli ‘Sinema filmlerinin kontrolüne ait talimname’nin yürürlüğe girmesine kadar devam etmiştir.Film sansürünü merkezileştiren talimname ,26 Aralık 1933’de eklenen hükümlerle yerli film senaryolarının filme çekilmeden once incelenmesi esasını getirmiştir.4 Temmuz 1934 tarihl 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanununun 6.maddesine dayanılarak çıkartılan ve 31 Temmuz 1939 tarihinde yürürlüğe giren ‘Filmlerin ve Film Senaryolarının Kontrolüne Dair Nizamname’ ile yürürlükten kaldırılmıştır.Film sansürü daha sonraki yıllarda 1977 ve 1983 tüzüklerine dayalı olarak uygulanmıştır.

1983 tüzüğünde iki denetleme kurulu öngörülmüştür.Bunlardan biri ‘Film Denetleme Kurulu’ diğeri ‘Film Denetleme Üst Kurulu’dur. Film Denetleme Kurulu, İçişleri Bakanlınca görevlendirilecek bir üye, Kültür ve Turizm Bakanlığınca görevlendirilecek üyeler ve Basın-Yayın Genel Müdürlüğünce görevlendirilecek bir üyeyle 5 kişiden oluşmaktadır.Tüzük , İçişleri Bakanlığına gerektiğinde birden fazla kurul kurma yetkisi vermiştir.Film Denetleme Üst Kurulu ise yine İçişleri, Adalet,Milli Eğitim, Kültür ve Turizm Bakanlıkları ve Genelkurmay Başkanlığınca atanan toplam 7 üyeden oluşur.

Film Denetleme Üst Kurulunun(FDÜK) görevi, Film Denetleme Kurulu’nun(FDK) verdiği red cevaplarına itirazları incelemektir. FDK nun karar verme süresi , başvuru yapıldıktan sonra en geç 15 gündür.FDÜK nın karar süresi ise itiraz başvurusundan sonra en geç 20 gündür.Kurullarca yapılan denetimin sonucu Emniyet Genel Müdürlüğü’nün ilgili birimlerine veriliyor.

1983 tüzüğü TRT kurumuna ait her türlü filmi denetim dışı bırakmıştır.Türkiye’de film çekmek isteyen Türk ve yabancı uyruklu kişi ve kurumların İçişleri bakanlına başvurması gerekiyor.Dilekçe ile ekleri Film Denetleme Kurulu’na gönderiliyor.Denetleme kurulu , tüzüğün 19. maddesinde yazılı sansür ölçülerini göz önünde tutarak  yapacağı inceleme sonunda durum denetim yerinde düzenlenecek tutanağa geçirilir. Bu karara dayanılarak Emniyet Genel Müdürlüğünce çekim izni verilir.

FDk nun red kararlarına karşı ilgililerin 15 gün içinde İçişleri Bakanlığına gerekçeli bir dilekçeyle itirazda bulunmak suretiyle senaryo ya da filmin FDÜK da incelenmesini isteme hakları vardır. Kurul en geç 20 gün içinde itirazı karara bağlamalıdır.

Yeni sinemada sansür düzeni

1986 “Sinema Yasası ” 1987’de bazı değişiklere uğradı. Bu değişikler daha çok sinema sanayiine yöneliktir. Buna göre; Sinema ve Müzik eserlerinin sahipliği yapımcıya verilmektedir. Bunlardan film ve video kasetlerinin denetlenmesi ile ilgili maddeleri inceleyelim:

Yasanın getirdikleri:

Yasanın en önemli özelliği, sansürün, Turizm ve Kültür Bakanlığı’nın yetkisine verilmesidir. Maddelerin içerikleri aşağıdaki gibidir:

  1. Madde : Kanunun amacı, kültürle yakın münasebetli sinemanın fonksiyonları ve işlerliğine devam kazandırmakla ilgili esasları içerir.
  2. Madde : Yasanın kapsamını içerir.
  3. Madde : Yasa ile ilgili terimlerinin tanımlanması ile birlikte, yapılan eserlerin denetlenmesi ile ilgili bilgileri kapsar.
  4. Madde : Üretim ve İthalatla ilgili esaslar içerir.
  5. Madde : Üretim ve ithalata konu teşkil eden eserlerin toptan dağıtım ve gösterime sunulmadan önce, Bakanlıkça kayıt ve tescili yapılarak işletme belgesi verilir. (Onaran, s. 140)
  6. Madde : “İsteyen yapımcılar, çekime konu olacak senaryoların Bakanlıkça incelenmesini isteyebilirler. Bu inceleme alt komisyonlarca yapılır. Eserlerin denetim sonuçları ile senaryoların inceleme sonuçları en geç 15 gün içinde ilgililere bildirilir. ” (Onaran, s. 141).
  7. Madde : Dağııtım ve gösterimle ilgili esasları içerir.
  8. Madde : Telif hakkı ile ilgili esasları içerir. Buna göre bu haklar (Çoğaltma, yayma ve gösterim hakkı) İşletme belgesi sahibine aittir.
  9. Madde : İdarenin yetkisi hakkında bilgi veren esasları içerir.
  10. Madde : Sinema sanayiinive Müzik sanatını destekleyici bir kurum olan “Sinema ve Müzik sanatını destekleme Fonu” ile ilgili esasları içerir.

Bu ve bunun devamı olan maddeleri ayrıntılı bir biçimde ayrı bir araştırma konusu olarak incelemek mümkündür. Şimdi Anayasa ve Sansür ile ilgili esasları inceleyelim:

Anayasa ve Sansür

Türkiye’de Sansür devlet tarafından uygulanmaktadır. “Gelişen ve Aydınlanma dönemine giren bir toplumda hala ortaçağ kalıntısı yasalarla çıkabilecek sanat eserlerini engellemek mümkün görünmemektedir ve sansür gelişen toplumun gereçlerine uymadığı için can çekişmekte olan bir kurumdur. “(Altan Yalçın, A.G.E., s. 64) 1962 Anayasası “Polis Vazife ve Selahiyet” Kanunun 6. maddesi kabul edilmiş ve buna göre; “Hariçten gelen filmlerin çekilmesi ve dahilden yapılacak filmlerin çekilmesi polisin iznine bağlıdır.” ilkesi kabul edilmiştir. Bu sinemayı kelepçelemekten farksız bir düzenlemedir. Bu Anayasa’nın 21. maddesi ‘ndeki “Hak ve Hürriyetler” ilkesine aykırıdır. Bu ve buna benzer sınırlayıcı kanunların iptali için Anayasa mahkemesine başvurulmuş lakin bu itirazlar reddedilmiştir.

“Bir filmin sansürden çıkması sinemacı için bir kurtuluş sayılmıyordu. Türk Ceza Kanunu’nun 426. Maddesi uyarınca sansürden çıkış izni olan bir film, suç unsuru bulunduğu taktirde savcıların kovuşturmasına yol açabiliyordu. Elbetteki yürürlükteki yasalar böyle bir işlevi gerektirecekti. Böylece de sansürün hukuki açıdan sinemacıya herhangi bir güvence getirmediği, açık seçik ortaya çıkıyordu” (Agah Özgüç, a.g.e., s. 20).

Türkiye’de sansür uygulamaları

Türk Sineması’nın son 39 yılında yerli ve yabancı 600’ün üzerinde film yasaklandı.Yalnızca 12 Eylül’den bugüne yasaklanan film sayısı 189 dur. Birçok film ise gösterime girmek için  orjinalliğinden ödünler vermek zorunda kalmıştır.

Türkiye’de hem yerli hem de yabancı filmler sansür edilmiştir. Ancak sansür edilen yabancı filmler daha çoktur. Çünkü onların karşılaştığı engel onlardan çok daha fazladır. Gümrükte zaten direk olarak sansür kuruluna götürülür, Yerli filmler ise yabancı filmlerden daha az sansüre maruz kalmıştır. Bunda sansür kurulunun yumuşak yaklaşımı da etkilidir.

Ülkemizde ilk sansür edilen film, 1919 yılında işgal kuvvetlerinin, Malün Geziler Cemiyeti tarafından çevrilen “Mürebbiye” adlı filmdir. Bu film H. R. Gürpınar’ın aynı adlı romanından adapte edilmiştir. İngiliz birliklerince sansür edilen filmde “Ecnebi bir kadının bir Türk ailesinin yanında çalışması ve o ailenin erkeklerini birbirine katması veyaptığı iki yüzlülükler anlatılır.”Film işgal ve işgale karşı direnme sinemasıdır.” (Nijat Özen, Türk Sineması kronolojisi, s. 50)

Beraberinde sansür edilen filmler şunlardır :

1) Sürtük (ADOLF KÖMER Ğ 1952)

2) Aşık VeyselÕin Hayatı (METİN ERKSAN Ğ 1952)

3) Ceylan Emine (MUHARREM GÜRSES Ğ 1956)

4) Sokak şarkıcısı (O.M. ARIBURNU Ğ 1959)

5) Mukadderat (MUHARREM GÜRSES Ğ 1960)

6) Bir gelin gitti. (MUHTEŞEM DURUKAN Ğ 1960)

7) Kabadayılar Kralı (NEJAT SAYDAM Ğ 1961)

8) Bağ bozumu “Rahmetler Yağarken ” (1962)

9) Harmandalı Mahmut Efem geliyor. Harmandalının intikamı (ÇETİN KARAMANBEY Ğ 1962)

10) Yılanların öcü (METİN ERKSAN Ğ 1962)

11) Susuz yaz (METİN ERKSAN Ğ 1964)

12) Karanlıkta uyananlar (ERTEM GÖREÇ Ğ 1965)

13) Babasına bak oğlunu al (TÜRKER İNANOĞLU Ğ1968)

14) Beleş Osman (KEMAL İNCİ Ğ 1965)

15) Bitmeyen yol (DUYGU SAĞIROĞLU Ğ 1966)

16) Beyoğlu esrarı (TÜRKER İNANOĞLU Ğ 1966)

17) Soluk gecenin aşk hikayeleri (ALP ZEKİ HEPER Ğ 1966)

18) Kelepçeli Bilekler (YÜCEL HEKİMOĞLU Ğ 1966)

19) Hudutlar Kanunu ( LÜTFÜ ÖMER AKAD Ğ1966)

20) Yiğitler Ölmezmiş (N. KURTAN Ğ1966)

21) Kartal Yavrusu ( ÜMİT UTKU Ğ 1966)

22) Bombacı Emine (NURİ AKICI Ğ 1966)

23) Kanunsuz Dağlar (N. AKINCI Ğ 1967)

24) Kanlı Takip (YAVUZ FİGENLİ Ğ 1967)

25) Gecekondu Peşinde (FEVZİ TUNA Ğ 1967)

26) Çeşmeydanlı Ali (HASAN KAZANKAYA Ğ 1967)

27) Fedailer (KAYAHAN ARIKAN Ğ 1967)

28) Kanlı Hayat (E.GÖREÇ Ğ 1967)

29) Allaha Adanan Toprak (Y. FİĞENLİ Ğ 1967)

30) AnadoluÕyu Türkleştirenler(FİKRET UÇAK Ğ 1967)

31) Kelepçeli Melek (MEHMET DİNLER Ğ 1967)

32) Şaşkın Hafiye Klinğime Karşı (NATUT BAYTON Ğ 1967)

33) Kocadağlı (KEMAL KAN Ğ 1967)

34) Büyük Kin (TUNÇ BAŞARAN Ğ 1969)

35) Umut (YILMAZ GÜNEY Ğ 1970)

1970’ler seks filmleri furyası dönemi ve sansürden kurtulanlar

Bu filmler önce sansüre uğramış, sonra üstünde yapılan bazı değişiklerle sansürden kurtulmayı başarmışlardır. Bunlar bazıları şöyledir:

1) Beş tavuk bir horuz (OKSAL PEKMEZOĞLU Ğ 1974)

2) Ah deme oh de (NAZMİ ÖZER)

3) Atını seven Kovboy (ARAM GÜLYÜZ)

4) Ne hakem (OKSAL PEKMEZOĞLU)

5) Ayıkla beni hüsnü (ARİF KESKİNER)

6) Seferim var (YAVUZ FİGENLİ)

7) Kokla ama koparma (TEMEL GÜRSU)

8) Kara çarşaflı gelin (SÜREYYA DURU Ğ1976)

9) Darbe (ŞERİF GÖREN)

10) Çukulata tarlası (GÜNAY KOSAVA Ğ 1979)

11) Bedel (MELİH GÜLGEN Ğ 1983)

12) Güneşin tutulduğu gün (ŞERİF GÖREN Ğ 1984)

13) Dul bir kadın (1985)

14) Adı Vasfiye ( ATIF YILMAZ Ğ 1986)

15) Bir avuç gökyüzü (ÜMİT ELÇİ Ğ 1987)

16) Med cezir manzaraları (MAHİNUR ERGUN Ğ 1987)

17) Berlin in Berlin (SİNAN ÇETİN Ğ 1992)

18) Cazibe hanımın gündüz düşleri (İRFAN TÖZÜM – 1992)

19) Sarı tebessüm (SEÇKİN YAŞAR) v.s É

Bütün bu filmler bu güne kadar sansüre maruz kalmış olanların sadece bazılarıdır. Sözün kısası sansür, sinemanın ilk varoluşundan bu yana hep sinemaya musallat olmuş bir ayak bağıdır. Lakin sansürün ne kaldırılmasına ne de devamlılığına dair bir hem fikir oluşturulamamıştır. Bilinen bir şey vardır ki, o da insanın üretmeye devam ettiği müddetçe birilerinin onu kontrol altında tutma ve sınırlandırma isteğinin hep varolacağıdır.

KAYNAKÇA:

GÜNDÜZ, Pervin. Türk Sinemasında Sansür, (Bitirme Tezi),1999.

İÇEL,Kayıhan        Kitle Haberleşme Hukuku

TÜRSAK

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.