Yeni Dışavurumculuk (Neoekspresyonizm) Nedir, Ne Demektir?

Yeni dışavurumculuk 1970’lerden itibaren Avrupa’ da ve ABD’de gündeme gelen yeni resimsel yaklaşımların tümünü tanımlamak için kullanılmıştır. Akımın özünde, 1960-1980 arası sürece damga vuran kavramsal yaklaşımlara tepki vardır.

Yeni dışavurumcular, kaba sanattan etkilenmiş ve kendilerinden önceki dışavurumcular gibi sanat ve toplumu biçimlendirmede “primitif” duyguların rolüne hayranlık beslemişlerdir. Almanya ve İtalya’da dikkat çekmeye başlayan bir grup ressamın sanat çevresinden gördüğü ilgi “tuval resminin geri döndüğünün işareti” olarak yorumlanmıştır. Birbirinden çok farklı birer imge dünyası yaratan yeni dışavurumcu ressamların temel ortak noktası, figüre olan eğilimleridir.

Yeni dışavurumculuk; yeniden resim, yeniden boya, yeniden figür, yeniden anlatı, yeniden tarih gibi kavramlara geri dönüşü hedeflemiştir. Hem modern sanatın hem de kavramsalcı eğilimlerin dışladığı birçok geleneksel sanat unsurunu yeniden sahiplenmiştir. 1970’li yılların sonunda en güçlü ifadeye ulaşan akımın öncüleri, şiddetli duygularını yansıtan figüratif çalışmaların savunuculuğunu yapmıştır. Sanatçıların amacı, sanatla insan ruhunun ilişkisini yeniden kurmaktır.

1980’li yıllarda akıma ilginin artmasının nedeni görsel ve duygusal olana özlemdir. 1981’de Londra Kraliyet Akademisinde açılan bir sergide farklı kuşaklardan pek çok sanatçının figüratif tarzdaki çalışmasına yer verilmiş, “figüratif resmin geri dönüşü” büyük bir coşkuyla kutlanmıştır.

1980’lerden başlayarak özellikle Almanya, İtalya ve ABD’deki yeni kuşak sanatçı grubu, yağlı boya resme dönüş yapmıştır. Renkçi bir resim anlayışı ve kalın boya katmanlarını serbest bir fırça üslubuyla uygulayan; bireysel, mitolojik, öyküsel anlatıma yönelen Almanya’daki sanatçı grubuna “yeni dışavurumcular” ya da “yabanıllar” adı verilmiştir. Alman dışavurumcular, bir anlamda Joseph Beuys’un açtığı yolda daha geleneksel olan resim aracılığıyla kendi geçmişleriyle hesaplaştıklarını düşündüren imgeler yaratmışlardır. Özellikle Georg (Giyorg) Bazelitz, Anselm Kiefer (Anzelm Kifa), Jörg (Yörk) İmmendorf ve Markus Lüpertz’in eserleri incelendiğinde yaşadıkları ortak ulusal geçmişten ve kültürel coğrafyadan beslendikleri görülmektedir.

İtalya’da yeni dışavurumculuk; Sandro Chia (Kiya), Francesco Clemente (Fırançesko Kılemente), Enzo Cucchi (Kuki) ve Mimmo Paladino’dan oluşan bir grup genç sanatçının çalışmalarıyla gelişmiştir. Bu sanatçıların ortak özelliği, figüratif resimlerinde kendi kişisel dünyalarını yansıtan imgelere yer vermeleridir.

Yeni dışavurumculuk akımını benimseyen Enzo Cucchi (Kukki, 1949-…), İtalya’da resimden önce şiirleriyle dikkat çekmiştir. Sandro Chia (Kiya) ve Francesco Clemente (Fırançesko Kılemente) ile birlikte çalışmalar yapmıştır. Daha sonra şiiri bırakarak sadece resim çalışmalarına ağırlık veren sanatçı, 1977’de ilk kişisel sergisini açarak adından söz ettirmiştir. Birbirini tekrarlayan motiflerle oluşturduğu, manzarayı andıran soyut mekânlar içindeki figürlerle yerel gelenekler ve efsanelerden beslenen simgeci tarzda eserler vermiştir.

Yeni dışavurumculuk, Avrupa’da olduğu gibi ABD’de de 1980’lere sanatsal üslup olarak damgasını vurmuştur. Amerikan yeni dışavurumculuğunun en çok dikkat çeken sanatçısı Julian Schnabel (Culyın Şınebıl), resimlerine yapıştırdığı kırık tabaklarla özgün bir üslup geliştirmiştir. Aynı dönemin diğer bir ressamı David Sale de Julian Schnabel’in tarzını benimsemiştir.

Alman ressam ve heykeltıraş Georg Bazelitz (1938-…), 1960’lı yıllardan itibaren yaptığı şiddet ve cinsellik içeren yeni dışavurumcu resimleriyle tanınmıştır. Sanatının ilk dönemlerinde yaptığı resimlerinden bazıları yasaklanmıştır. 1969’tan itibaren resimlerindeki rakam, ağaç, ev, hayvan, insan vb. figürleri baş aşağı görüntülerle resmetmiştir. Dikkati, konudan çok tuval yüzeyindeki ham, dışavurumcu enerjiye çekmeyi amaçlamıştır. Resimlerinde konu olarak Nazi Döneminden arta kalan acıları ve sırtlarında taşıdıkları yükün altında ezilen gençlerin sıkıntılarını işlemiştir.

Yeni dışavurumculuk akımının diğer önemli sanatçıları arasında Rainer (Reynır) Fetting, Jean Michel Basquiat (Jan Mişel Baskiya), Jonathan Borofsky (Canıtın Borofski), Sue Coe (Su Ko), Robert Longo, Susan Rothenberg (Suzın Rothenberk) ve Nancy Graves (Nensi Gıreyvs) sayılabilir.

Kaynak: Çağdaş Dünya Sanatı, MEB, 2012.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.