Yunan Heykel Sanatı

Yunnalılar ilk zamanlarda kil,taş,kemik,fildişi tunç gibi maddelerden ilkel heykelcilikler ortaya koymuşlar ve zamanla bunu gerçekleştirmişlerdir. B.C.7.YY`dan itibaren  anıtsal taş mimarlığının ortaya çıkması ve taş tapınaklarının yapılması bu yapıların alınlılık,metop ve frizlerinin kabartmalarla süslenmesi senda`ların içine  tanrı helkelerinin yapılması diğer taraftan olimpiyatlar gibi spor yarışlarında başarı kazanan  atletler için yada mezarlık üzerine heykel dikilmesine gelenek oluşur. Yunan heykel sanatının gelişmesinde anıtsal heykeltıraşlığın ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Yunna heykel sanatınsan başkalarının gölgesi ve onun değerlendirmesi noktasında ele alınmıştır. İdeal çevreler her kez için ideal olan birimlere uygun insan vücutları yer almaktadır. Yunan heykelin de kişi değil, ortak ideal tüpü önem kazanmıştır. ,İdeal ölçüler ortak insan tipi düşünülerek ortaya onulmuştur. Halve hareketlerin sportif çalışmalardaki  örnek olacak durumların başkalarına sunulması, gösterilmesi için yani eğitsel yönden hal eğitimi bakımından önem kazandığını görüyoruz. Demek ki yunanda heykel ulaşılacak bir birim olmaktadır. Yunanda çıplaklık cinsel yönden değil örnek eğitim birimi olarak değerlendirilmiştir. Vücudun maddi görüşünden çok, form açısından eser vermekte ve seyirciye hitap etmektedir. Yunan sanatında belli kişi karakteristliğinin önemi yoktur. Bütün dikkat vücudun görevi üzerine çekiyor. Vücut`a hareketi yaptıran iç istek ve enerjiyi vücut formlarının ve uzuvlarının tümü üzerine dengeli bir biçimde dağıtılıyor.  Bunu yaparken büyük  parçayı bir ötekine zıtlık içinde gösterme önem kazanıyor. Yunan klasik heykelinde baş başka, vücut başka kol ve bacaklarda başka yönlerdedir.  Demek ki vücut hareketlerinin nüansları sürekli olarak yunan heykelcisini uğraştırmıştır. Ayakta duran, çömelen,yatan,disk atan, insanlar işlenerek aynı hareketin binlerce nüansı değerlendirilmek istenmiştir. Demek ki yunana sanatında hem matematiksel bir ölçü hem de  dikkatli bir doğa gözlemi vardır. Bu neden yunan sanatının klasik dönemi insan vücudunun bilinen birkaç hareketin nüanslarını yakalamak için geçirilmiş bir araştırma deresi olarak kabil edilir. Ölçü ve güzel form yunan sanatçıların önem verdiği değerlerdir. Bunun için genç erkek ve kadın vücutları daima bir gözlem kaynağı olmuştur. Vücut ne kadar şiddetli hareket içinde olursa olsun yunana heykeline pasif bir hareket içinde gösteriyor kadın erke vücutları hep bir pasiflik içindedir. Hatta disk atan atlet ile aynı pasif duruş içinde değerlendirilmiştir. Yunan heykelcisinin bu pasif hareketleri seçmesinin nedeni onda abartma endişesinin olmamasından  ileri gelir. Yunan heykelcisi heykelde bir form belirterek göstermemiş büyük bir çekici değer olduğunu anlamıştır. Denilebilirki hiçbir uygarlık sanatında formu belirtme isteği bu anlamda görülmemiştir. Yunanlı ayrıca örtü altında,gövdenin bir forumunu belirtmekle, onu göstermekten çok ilgi çekeceğine inanıyordu. Hem gizlemek hem hissettirmek yunan heykelinde bir motif olmuştur. Yunan heykelleri bir çeşit gösteri amacıyla  yapılmışlardır. Olimpiyat oyunları sportif çalışmalar gösteri ve yarışlar hep  yu7nnalının vücudunu ve enerjisini göstermekle ilgilidir. Nasıl bir atlet yarışmada değer kazanmış kendini göstermişse meydana diklen heykellerde yunanlıya örnek vücutları gösteriyordu.

Demek ki yunanlı için önemli olan ideal , güçlü bir vücut düşünce eğitimidir.B.C.7.ve 6.yy.da  başlıca iki büyük heykel tıraşlı ekolü buluyoruz .

  • GİRİT-Pheleppones ekolü
  • İYONYA ekolü

GİRİT-Pheleppones ekolü:

İri yapılı,adaleli,çıplak erkek vucutları üzerinde durmuşlardır. Delphi`de bulunan çıplak atlet heykeli Mısır`etkisinde yapılmıştır. Figür frontal ve dimdik ayakta durmaktadır. Sol bacak bir adım ileri atılmuış kolar ileri sarmakta eller yumruk şeklinde bacakların üst kısmına bitişik durmaktadır. Göğüsleri derin nefes alıyormuş gibi şişkindir. Göğüs ve karın adaleleri işlenmiştir. Baş iri,süslü saçlarla çevrilişi yüz,basık bir alın,oval yüzler,kuvvetli çene, uçları kalkık dudaklar dikkati çekmektedir.

İYONYA ekolü:

Bellibaşlı örneği Sisam`da bir kadının Hera`ya armağan ettiği bir heykel teşkil etmektedir. İki kat elbise ve bir örtü taşıyan heyken yukarıdan aşağıya doğru incelmektedir. Belden aşağı kısımları sütunları andırır.

ANTİK ÇAĞ

Heykelde ilk kez frontal duruş değişmiştir. Bu tarihten başlı yarak gövdenin ağırlığı bir bacak üzerine verilmekte bu şekilde ana exseni düz hat yerine eğri bir hat oluşturmaktadır. Bu yeni duruşun başlangıç şekline örnek Atina akropolünde bulunan bazı kadın ve erkek heykelleridir.

Gelişmiş şeklinde ise Olimpia`da Zeus tapınağında rastlanır. Miron`nun  disk atan heykelin   de bu döneme ait örnektir. Atlet bütün vücut`unun ağırlığını sağ bacağa yüklemiştir. Geriye doğru uzanan sağ el diski tutmakta öne bir hal eğilmiş olan gövde sağa doğru çevrilmekte,baş ise sağa bakmaktadır. Zıt hareket başarıyla verilmiştir. Fakat bir saniye sonra yere hafifçe deymekte olan sol bacak bir adım ileri atacak aşağı inen sağ elden sol ele disk geçecek,gövde arkası seyirciye gelmek üzere çevrilecek ve disk hedefine fırlatılmış olacaktır.,

KLASİK ÇAĞ:

Heykel tıraş Fidyas ile heykeltıraşlık en parlak çağına ulaşmıştır. Heykelcilik tekniklerini bilen ve bütün zorlukları yenen sanatçı,elbiseleri ve vücutlarının  güzelliklerini kavramakta ve uygunluk sağlayarak  büyük başarı göstermiştir. En çok tanrı heykelleri yapılmıştır. Parhenon`un  içindeki altın – fildişi Athena heykelini Fidyas yapmıştır. Sol elinde kalkan sağ elinde Zafer tanrıçası Nike`yi tutar. Bu heykel kaybolmuş romalılar döneminde yapılan kopyası kalmıştır. Yine Parhenon`un doğu alınlığında Aphrodid ve arkadaşlarını tasvir etmiştir. Burada tanrıça vücudunun güzelliği bol kıvrımlı elbisesinin kumaş güzelliği çok güzel işlenmiştir.

Polikletos Fidyas tanrı heykelleri yapmıştır. Ayrıca erkek vücudunun bütün güzellik ve kuvvetini gösteren atlet helkeleriyle ün kazanmıştır. En ünlü eseri mızraklı atlet heykelidir. Baş vücut`un 1/7 i kadarıdır ve sağa çevrilmiştir. Sol ayak bükülmüş,taşıma fonksiyonu sağ ayağa yüklenmiştir. Taşıyan sağ bacağın aksine dinlenen sağ koldur. Sol kol ise  dirsekten bükülmüş mızrağı tutmaktadır. Vücut Adaleleri atlete yarışır biçimde kabarıktır.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.