Yunan Tapınak Mimarisi

Yunan sanatının esas yapı biçimi, tapınaktır. Tapınak tanrının evi olarak sayılır.Tanrıya ait kutsal eşyaların ve tanrı heykelini korumak üzere yapılmıştır.Bu nedenle kilise veya camii gibi ibadet edilecek yer değildir. Tapınak,Megaron ev tipinden tgeçmiştir. Ortada bir sella ve önünjde bir sütun sisteminin üzerine gelen alınlıklı bir beğik çatıdan oluşur.

Yunan mimarisi taşıma ve yük esasına dayanır.Yapı, katı bir blok etkisinde değildir.En eski tapnakların temelleri taştan, duvarlar tahta ve kerpiçten , çatıları ise tahtadan yapılıyordu. Bezen tahta tavanı desteklemek için salonun içine tek veya çift sıra halinde tahta direkler dikilirdi. Daha geç bir devrede tanrı evini,çevresinden  ayırtetmek ve ona kutsal bir anıt görünümü verebilmek için etrafa bir sütun çemberi çevrilmiştir. B.C.7.yy`dan beri tapınaklar taştan yapılmaya başlamıştır. Aynı zamanda belli forumlar ve  oranları sistemide ortaya çıkmıştır. Yapıların en çok  dış görünüşlerini etkileyen bu sistemlere  NİZAM adı verilir. Yunan mimarisinde 3 temel nizam vardır.

1 DOR NİZAMI

2 İYON NİZAMI

3 KORİNT NİZAMI

DOR NİZAMI

Yunanistanın  büyük bir kısmında, en çokta  Pheleponnes`de olmuş ve yayılmıştır. Bu nizamdaki tapınak, genellikle 3 basamaklı bir kayide üzerine yükselmektedir. Sütunlar sellanın etrafını çeşitli bçimlerde çevirerek çeşitli plan şekilerini oluştururlar. En basit şekli Megaron biçimi ile,yani bir sella ve önünde yarım paye ve iki sütun biçimdedir. Bazende sellanın önünde bir sütun dzisi, bazende hem önünde hem arkadasında bir sütun dizisi yer alır. Genelikle sellanın her tarafı  sütunlarla çevrelenmektedir.

Gelişmiş bi türünde ise  sütun dizileri çift olur,hatta ön dehlizde de devam eder. Dor nizamında bir sütun,aşağıdan yukarıya doğru incelir. Sütun, tapınak kayıdesinin üst kısmına kayidesiz  olarak oturur sütün gövdesi ya parça halinde taş bloklardan yada bütün olarak taştan oluşur. Sütun üzerinde 16-20 kadar keskin yiv bulunmaktadır. Gövde yukarı doğru hafifçe incelir. Sütun gövdesi üzerine başlık oturur. Başlık iki kısımdan oluşur. Bunlar yuvarlaışmış taş tabla ile  onun üstündeki dört köşe bir taş tabladır. Başlıktan sonra çatı bloku sütunların üzerine oturur. Bu kısım üç tabakadan Oluşur. Başlıkların üzerinde yer alan ve bir sütundan diğerine uzanan taş hatıllar   ARŞİTRAV adını alır. Onun üzerinde Triglif frizi ve bunların arasına geçirilmiş  yahut kabartmalı levhalardan oluşan Metop bulunmaktadır. Frizin üzerinde pervaz yada damlalık  bulunur. En üstte üçgen alınlık yer alır.  Alınlıkların içi genelikle plastik kabartmalarla süslenmiştir. Yunan mimarlarınca  tapınaklarda iç mekan birinci derecede önemli değildir. Buna karşılık sellanın  etrafını çeviren ona kutsallık, anıtsallık veren sütun çemberi bir tapınağın herseyden önce dışardan görülmek üzere yapılmış olduğunu gösterir. Taşıyla taşınan arasında tam bir uygunluk elde edilmiştir. Buy uygunlukta boyada  önemli bir yer tutmuştur.

Yunan tapınaklarında yatay hatlar ve simmeler Arşirrav ve damlalıklar kırmızıya,diker unsurlarsa siyah yada koyu maviye boyanırdı. Alımlık kabartmalarında da renklere yer verilirdi. Dor tapınağına en iyi örnek B.C.5.YY.`da Atina akropolün`de yapılmış olan Panthenon tapınağıdır. B.C.477`den 432`ye kadar inşaası devam etmiş olan bu büyük tapınak,mimar İktinos,un pilanlarına göre yapılmış olup kısa tarafında 8`er, uzun tarafında 17`şer sütun bununmaktadır. Sellanın içi iki salona bölünmüştür. Birinci  salonda heylek tıraş  Fidyas tarafından altın –fildişi olarak yapılmış kaidesiyle  birlikte 12 metreyi bulan Athena herkeli duruyordu. İkinci salon ise   Pathenon yani genç kızlar salonu adını taşıyor ve tapınak haznesini kapsıyordu.

Parthenon`da plastik süsler önemli bir yer alıyordu. Bu anıtın ön yüüzndeki duvarın yukarların da saçının altına doğru olan yer yere , mermerlere oyularak bazı olaylar grup halinde bile birer tablo güzelliğinde işlenmiştir. Bunlar Athena`nın doğumunu,Athena şehrinin kurucusu kim olmalıdır konusu üzerinde anlamayan tanrıça Athena`nın Poseidon savaşı törenini canlandıran simgelerdir. Bu kabartmalarda kıyafetler,insan ve hayvanların duruş ve hareketleri kusursuz bir güzellikte ve eşsiz bir harmoni ile işlenmiştir.

 İYON NİZAMI

Bu Düzen  dorik sutun sistemine oranla hafifi duruşu ile daha zariftir. Dorik`te bulunmayan sütun kaidesi, burada üç yuvarlak silme ile  bunların aralarına gelen iki oyuk çemberden oluşmuştur. İyonik sütun gövdesi Dorike nazaran daha uzun ve incedir. Gövde aralarında ince şeritler bırakan  yivlerle süslüdür. Sütun başlığı da ortadan başlayıp,yanlara doğru çıkarak içe kıvrılan helezon arasına yumurta dizisi denilen bir  süs dizisinin yerleşmesiyle oluşmuştur. Başlık üzerinde de yatay olarak dışarı taşan üç ince tabaka halinde çıkıntılı simgeler yer alır. Bunun üzerinde de çatıyı dolanan bir fris bulunur. Bazen frist kabartmalı, devamlı bir şerit halimi alır. Bazen de friz hiç kullanılmakta pervaz ve alımlıklar Dor nizamı şeklini tekrarlamaktadır. Yalnız pervazın altında  yan yana dizilmiş kubik dişlerden oluşan bir diş kesimi yer almaktadır. İyon tapınakların dada renkler ve belirli oran sistemleri önemli bir rol oynamaktadır. Door nizamına oranla  daha büyük bir serbestliye sahiptir. örneğin aynı binada sut un kaidelerine  başkabaşka şekiller verilebiliyor ağırlık ve kuvveti ifade eden dor tapınağa nazaran daha hafif ve zariftir. En ünlü iyon tapınağı B.C.6.YY.`da rastlanan Ephessos `taki  ARTEMİS  tapınağı yaklaşık 110 metre uzunluğunda ve 55 metre genişliğinde olan  bu tapınakta  sella`nın üzeri herhalde açıktır. Tapınağın batı cephesinde Lidya kralı Kreussos tarafından hediye edilen gövdelerinin  alt kısımları kabartmalı sütunlar vardır. Bir başka örnek Erectheiol`dur. Akrapol`lün kuzeyinde parthenon`larla birlikte harika sayılabilecek eserler vardır. Athena,poseyidon ve bir takım  kahramanlara  adak edilmiş olan iki kapının bir çatı altından toplanmasında oluşmuştur. Bu nedenle normalde ayrılan bir plan göstermekte doğuda, kuzeyde, güneyde birer portik bulunmaktadır .

  KORİNT NİZAMI:

Sutun kaidesi ve gövdesi aynen  miyon sütun sistemdeki biçimdedir. 6yeni olan akan tuz yapraklarında biçimlendirilmiş olan başlıktır. Bu taş olmuş doğa formu daha erken devirlerde  soyutlaştırılmış ve bir süs olarak kullanılmıştır. İlk zamanlar binaların  içinde, sonraları dışında kullanılmaya başlayan bu nizam helenislik  devirde çok sevilmiştir. Bu nizamdaki belli başlı tapınaklar arasında Silifke ve Atina yakınlarındaki Zeus tapınakları sayıla bilir. Bu nizamdaki başlık, bir cephesi olmadığından ve her türlü değişikliğe elverişi olduğundan çok kullanılmıştır.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.